Mükemmeliyetçilik Kılığına Girmiş Korku
- nlp power
- 3 gün önce
- 2 dakikada okunur
MÜKEMMELİYETÇİLİK KILIĞINA GİRMİŞ KORKU
Mükemmeliyetçilik çoğu zaman bir erdem gibi sunulur. Titiz olmak, yüksek standartlara sahip olmak, işi en iyi şekilde yapmak… Dışarıdan bakıldığında çalışkanlıkla, disiplinle ve başarıyla yan yana durur. Ama çoğu durumda bu kılığın altında başka bir şey vardır: KORKU.
Bu korku genelde yüksek sesle konuşmaz, “Yapma” demez. Daha sinsi bir yol izler; “Biraz daha hazır ol” der. “Henüz yeterince iyi değilsin” diye kulağına fısıldar.
Sessizce, fark etmeden seni hareketsiz bırakır.
Mükemmeliyetçilik Neden Güvende Hissettirir?
Korku belirsizliği sevmez, riskten hoşlanmaz. İnsan, hata yapma ihtimali varsa, geri çekilmek ister. Mükemmeliyetçilik tam da burada devreye girer ve sana:
‘’Eğer kendinden çok emin değilsen başlama’’ der.
Çünkü bilirsin, eğer bir işe başlamazsan; eleştirilmezsin, reddedilmezsin, yetersiz görünmezsin.
Yani aslında mükemmeliyetçilik, “en iyisini yapma” isteğinden çok, yanlış yapmaktan kaçınma çabasıdır.
Mükemmeliyetçilik sonucu kontrol etmeye çalışır. Gelişim ise sürece odaklanır.
İlk denemenin kötü olması bir başarısızlık değil, sürecin doğal parçasıdır. Kimse ilk adımda ustalaşmaz. Ama mükemmeliyetçilik, bunu unutturur. Eğer bize, ilk seferde başaramasak bile bunun bir öğrenme olduğu öğretilseydi, mükemmel olmaya çalışmak yerine, daha iyisini yapmak için doğal bir çaba içinde olurduk.
Mükemmeliyetçilik çoğu zaman iç eleştirmenin diliyle konuşur. Aklınıza size çok heyecanlandıran bir fikir gelir. Yapabileceğinize inanırsınız. Yüksek bir motivasyonla işe koyulursunuz. Tam da o sırada içinizden bir ses konuşmaya başlar; sizin o mükemmeliyetçi gölge yanınız:
“Biraz daha çalış, sonra başlarsın”
“İlk seferde iyi olmazsa yanlış izlenim bırakırsın”
“Bazıları senden daha iyi yapıyor”
“Hazır olmadan ortaya çıkma”
Bu cümleler motive edici gibi görünür ama sonucu genelde aynıdır: vazgeçme veya erteleme.
Mükemmeliyetçilik ve erteleme birbirine zıt değildir. Tam tersine, çoğu zaman aynı kökten beslenir.
Korku → Mükemmel yapma baskısı → Başlayamama → Erteleme (veya vazgeçme)→ Suçluluk
Bu döngü kırılmadıkça kişi kendini tembel, yetersiz ya da disiplinsiz sanır. Oysa sorun çoğu zaman motivasyon değil, güvende hissetme ihtiyacıdır.
İnsan ertelerken çoğu zaman rahatlamaz. Tam tersine, içten içe bir huzursuzluk taşır. Çünkü yapılması gereken şey hâlâ oradadır. Sadece üstü örtülmüştür.
Erteleme, sorumluluktan kaçmak değildir, erteleme, baskıdan uzaklaşma çabasıdır
Baskı bazen dışarıdan gelir. Bazen de içimizdeki mükemmeliyetçi sesten.
Küçük Bir Zihin Değişimi
Kusursuz olmaya çalıştığın bir durumda kendine şu soruyu sormayı dene: “Bunu mükemmel yapmak zorunda mıyım, yoksa sadece başlamak yeterli mi?” “En kötü ne olur?”
Çoğu zaman cevap sandığın kadar olumsuz değildir. Ama başlamak, seni olduğun yerde tutan korkuyu görünür kılar. Görünen korku ise yönetilebilir hâle gelir.
Mükemmeliyetçilik her zaman yüksek standartlar demek değildir. Bazen sadece korkunun daha kabul edilebilir bir maskesidir. O maskeyi indirdiğinde, altında tembellik değil; korunmak isteyen bir yanını görürsün. O ürkek yan, baskıyla değil; küçük, güvenli ve gerçek adımlarla ilerler.
Maskeyi Tanıma Alıştırması
Son zamanlarda ertelediğin bir şeyi düşün. Büyük bir şey olmak zorunda değil.
Şimdi kendine şu cümleyi tamamla:
“Buna başlamıyorum çünkü ________.”
İlk gelen cevabı yaz. Düzeltme, yumuşatma yok.
Sonra aynı cümleyi şöyle tekrar et:
“Aslında korktuğum şey ________.”
Çoğu insan burada şunları yazar:
Eleştirilmek
Yetersiz görünmek
Dalga geçilmek
Başarısız olmak
Bu alıştırmanın amacı çözmek değil. Gerçek sebebi adlandırmak. Adı konan korku, mükemmeliyetçilik maskesini düşürür.
Gülay Kışlak

Yorumlar